loading.gif
mobile-banner-bg

"CHP Yönetimi, TBMM Çatısı Altında Mehmetçiğin Yanında Saf Tutmak ve PKK Terörünü Lanetlemek Yerine Bahaneler İleri Sürerek Başka Hesapların Peşinde Koşmuştur"

"CHP Yönetimi, TBMM Çatısı Altında Mehmetçiğin Yanında Saf Tutmak ve PKK Terörünü Lanetlemek Yerine Bahaneler İleri Sürerek Başka Hesapların Peşinde Koşmuştur"
24 Aralık 2023 - Pazar

Ömer Çelik, "ortak bildiriye" imza atmadığını anımsatarak, "CHP yönetimi, TBMM çatısı altında Mehmetçiğin yanında saf tutmak ve PKK terörünü lanetlemek yerine bahaneler ileri sürerek başka hesapların peşinde koşmuştur." ifadelerini kullandı.

Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, terörün milletin ve tüm değerlerinin düşmanı olduğunu vurguladı.

PKK terörünün arkasındaki siyasi planların hangi odaklarca beslendiğinin ve amaçlarının açık olduğunu belirten Çelik, "Bunların neler yapmak istediğini bölgemizdeki gelişmeler göstermektedir. Amaçlarına asla ulaşamayacaklar. Cumhurbaşkanı'mızın net bir şekilde defalarca ifade ettiği gibi hepsiyle mücadele edecek gücümüz ve kararlılığımız vardır." değerlendirmesinde bulundu.

"Tezkereler konusundaki siyasi savrulmalarının bir devamı"

Çelik, Mecliste teröre karşı imzalanan ortak bildiriye katılmayan CHP yönetiminin tepkiler üzerine bir bildiri yayınlamak zorunda kaldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"CHP yönetiminin bu tutumu kendileri için bir itirafnamedir. Bu, en temel meselelerde bile pusulası olmayan bir zihniyettir. CHP yönetimi, CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın terörle mücadele konusundaki yüksek desteği ve hassasiyeti ile de çatışmaktadır. Kuşkusuz milletimiz bu çirkin siyasi hesapların değerlendirmesini en iyi şekilde yapacaktır. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Yüce Meclis'te partilerin terörü lanetleyen ortak bildirisine imza atmak için şartlar öne sürmesi utanç verici bir tutumdur. CHP yönetimi, TBMM çatısı altında Mehmetçiğin yanında saf tutmak ve PKK terörünü lanetlemek yerine bahaneler ileri sürerek başka hesapların peşinde koşmuştur. CHP yönetiminin bu tutumu, Türkiye'nin milli güvenliği açısından elzem olan tezkereler konusundaki siyasi savrulmalarının bir devamıdır."